Merhaba arkadaşlar. Uzun bir zaman sonra borsa ve eğitim üzerine yeni yazı ile beraberiz. Bundan sonra haftalık düzenli yazılarım ile beraber olacağız. Bu yazımın temelini oluşturan etken uzun zamandır yazmak istediğim çoğunluğun borsa eğitimlerine genel bakış açısı ve hatalarıdır. Öncelikle şunu söylemek istiyorum “neyi ne kadar yapabildiğinizi asla yapmadan bilemezsiniz”. Hayatta her konuda öngörülerimiz vardır; çoğunluğu tutar – tutma bilinmez ama insanın en büyük yanlış öngörüler kendisine ait olanları olduğunu söyleyebiliriz.

Borsa eğitimi denildiği zaman genel olarak insanlar iki konuda takılıyor. Birincisi, borsa için gözlerinde aşırı büyütülen bir rakam bulunmaktadır ve bu rakam elinizde olmadan borsaya girmek dolayısıyla eğitimini almak gereksizdir. Öncelikle borsa da en az şu kadar para olması olayı kişinin tamamen kendi tasarrufu ile alakalıdır. Temel analiz yapan birisi olarak aldığınız hisse senedini uzun vade tutulması gerektiğini savunuyorum ve bu vade 1 – 2 yıldan çok daha uzun bir zaman dilimini kapsamaktadır. Bu durumda borsaya yatıracağınız para günlük ihtiyacınız hatta yakın zaman diliminde ihtiyacınız olan para olmamalıdır. Kaldı ki bu sadece borsa için değil ne yatırım aracı kullanacaksanız kullanın (döviz, gayrimenkul vs) hepsi için geçerlidir. İhtiyacınız olan para ile asla yatırım yapmamalısınız. Yatırım yapacak parayı tasarruf ederek elde edip daha sonra büyütmenin planlarını yapmalısınız. Bu noktada da borsa birkaç adım öne gelmektedir. Bunun karşılaştırmasını bir başka yazımızda yapacağız. İkinci konu ise bana göre tamamen insanın kaybetmekten yana olması ile alakalı bir durum. “Büyük sermayesi olanlar kazanıyor. Çünkü hep bizden bir adım önde haber (tüyo) alıyorlar. O kadar bilgi zaten bana gelse bende kazanırım” kusura bakmayın baştan sona yanlış bir düşünce içindesiniz. Birazdan detaylıca anlatacağım ama siz bu düşünce ile şirketin sahibi olsanız gene zarar edersiniz. Çünkü kazanamamanızda tek suçlu bütün dünya tek masum sizsiniz.

Son söylenmesi gerekeni ilk söylemek durumundayım. Siz kazanmak istemedikçe kazanamayacaksınız hatta kazanmayacaksınız. Ne demek istediğimi anlatmak gerekirse;

Birilerinin büyük sermaye sahibi olması ne onların suçu ne de bizim suçumuz. Fakat bizim ama az ama çok bir sermaye sahibi olmamamızın tek suçlusu biziz. Ne Mısır’dan miras kalan bir dede ne de zengin bir akraba sahibi olmayışımız belki şanssızlık olabilir şahsen bende isterdim ama madem yok o zaman bize sermaye olabilecek ihtimalleri düşünmek ve değerlendirmek zorundayız. Ama onlar zengin bahanesine sığınmak zenginin parası züğürdün çenesini yorar atasözünü onaylamaktan başka bir şey değildir. Tabi şu da bir gerçek ülkemizde ticaretle uğraşanların yada maaşla çalışanların her zaman bir riski var. Maaşlı çalışan maaşını düzenli alamayabilir, ticaretle uğraşan kur dalgalanmasından etkilenebilir her ikisi taraf ekonomik krizden etkilenebilir. Bu da demek ki hayatımızın herhangi bir anında parasız yada çok zorda kalabiliriz. O zaman yapılacak tek bir şey imkan varken tasarrufta bulunmak ve bu tasarrufu akıllıca yönetmek olacaktır.

Borsa eğitimi tasarrufu yönetirken size en yardımcı olacak dayanak noktasıdır. Örnek vermek gerekirse ben borsadan anlamam diyerek arsa almaya kalkan bir kişiyi kötü niyetli bir emlakçı kandırıp işe yaramayan bir yere dünyanın parasını ödetiyorsa yada komple parasını dolandırıyorsa benzer bir sıkıntı da borsa yatırımcıları için mevcuttur. Manipülasyoncu denen kişiler borsada bilgisi olmayan kişilere sözde tüyo vererek x hisse al bak kaç TL olacak, y hisse al bu kadar olacak diyerek onlarca insanımızın parasının yok olmasına sebep oldular hatta olmaktalar. Oysa bu yatırımcı arkadaşlarımız gerekli bilgilere sahip olsaydı trendine, destek, direnç noktalarına baksalardı RSI, Bollinger, F/K, PD/DD gibi değerleri kontrol etselerdi belki o hisseleri hiç almayacaklar yada belli noktadan satarak zarar etmeyeceklerdi. Fakat Ahmet abi aldı sende al, kardeşim ben kazanıyorum sende kazan istiyorum, kaynım da aldı gibi dedikodu yöntemi ile almayacaklardı. Belki yıllarca uğraşıp didindikleri paralarını kaybetmeyeceklerdi ve maalesef bu dostlarımız yaşadıklarından ders almayıp “tövbe vallah borsa kumar ben daha oynamam” dediklerini de duymaktayız. Genelde bu dostlara sorduğum soru aynıdır peki siz yıllarca kazandığınız parayı “filanca kişi söyledi X semtinde sadece 10 kişi yaşıyormuş ama bir kahve açsak para basarmış” dese o işi yapar mısın? Henüz evet diyeni görmedim.

Borsayı kendi adıma hiçbir zaman kısa vade yatırım aracı olarak görmedim. Uzun vadede kaybedebileceğim bir yatırım aracı da görmedim. Önce yatırım yapacağım şirketi araştırdım. Ne iş yapar, ne projeleri var, stratejime uygun temel ve teknik değerler bana nerede al diyor, stratejime göre nerede satmalıyım, kar realizasyonu yapmam mı uygun olur yapmam mı ve bunun gibi analizlerimi yaptıktan sonra aldığım kararlar sadece benim değil doğru strateji ile yatırımını yapmış hiç kimsenin zarar ettiğini şahsen görmedim.

Borsada kendi stratejinizi geliştirmeniz çok önemli. Eş dost evet bir hisse almış hatta işler yolunda gitmiş birkaç yada para kendini katlamış da katlamış eyvallah ama alım noktası geçmek üzere belki de geçtiyse? İşte bunun için borsa eğitimi gereklidir arkadaşlar. Piyasayorumu.com olarak gerek sitemiz üzerinden ücretsiz eğitim makalelerimiz, gerekse ücretli konferans eğitimlerimiz ile sürekli sizlere destek vermekteyiz.

Temel analiz ve stratejiler ile makalelerim devam edecek sizde burada hem benim hem diğer arkadaşların yazdığı eğitim makalelerini kullanarak, test ederek kendi stratejilerinizi kurabilirsiniz. Makalelerin altında bulunan yorum kısımlarına borsaya dair sorularınızı, stratejilerinizi geliştirmek için sormak istediklerinizi yazabilirsiniz, sizlere cevap vermekten memnuniyet duyarız.

Tüm yatırımcı dostlara selam ve sevgi ile.

Onur Özgür

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Araç çubuğuna atla